
Evet başlayalım! Sprinter’ın yakıt sisteminde gezintiye çıkıyoruz!
Öncelikle yakıtın motor içindeki yolculuğundan bahsedeyim biraz.
Oldukça pahalı olan mazotun depodan başlayan serüveni LP ile birlikte başlıyor. LP yani düşük basınç yakıt pompası, siz marşa bastığınızda krankla birlikte dönüyor ve üzerindenki iki vanadan biri ile vakum yaparak depodaki yakıtı çekiyor. (aynı pipetle meşrubat içmek gibi) Yakıtı çekerken depodan pislik gelmesin diye yakıtı önce filtreden geçiriyor. (pipetin ortasında filtre varmış gibi düşünebilirsiniz. 🙂
LP’ye ulaşan yakıt, LP’nin ikinci vanasından hortumla bağlantı kurduğu HP’ye yani yüksek basınç yakıt pompasına aktarılıyor. Yani LP’nin bir vanası emiş yapıyor, bir vanası da emilen yakıtı dışarı aktarıyor. Evet, yakıtımız artık HP’de. Burada yakıt basıncı artırılarak yakıtlar rail borusuna iletiliyor. Rail borusu da 4 enjektöre yakıtları paylaştırıyor. Rail borusundaki basınç sensörü, HP’nin gönderdiği yakıt basıncını beğenirse, beyine artık ateşlemeye izin verebilirsin komutu gönderiyor ve motor çalışıyor!
Motor çalışırken enjektörlerin tepesinde bulunan valflerden, fazla gelen/yanmayan mazotlar çıkıyor, tabii ki boşa gitmemeleri için geri dönüş hortumu sistemi ile kurtarılıyor. Kurtarılan yakıt, rail borusunun ucunda bulunan rail selenoid valfine gidiyor orandan da ikiye ayrılıyor, bir hortum direkt HP’ye, bir hortum da direkt yakıt filtresine gidiyor. Yani öncelik ilk önce HP’ye, eğer HP doluysa filtreye, filtre de dolduysa tekrar en başta olduğu yere yani depoya geri dönüyor.
Mazotun kısa yolculuğudan umarım keyif almışsınızdır. 🙂 Bir de mazotun satın alınmadan önceki yolculuğu var, ondan da bahsederiz bir ara.


Deprem bölgesinde su karıştırılmış mazotu kullanınca ilk fırsatta yakıt sistemini ve yakıt hattını elden geçirmeye kalkıştım. Eskiyen yakıt hortumları, mazot filtresi, rail borusu, sensörler ve sensör yuvaları, enjektör geri dönüş hortumları, enjektör pulları gibi parçaların kimilerini yeniledim kimilerini de temizledim.


Kızdırma bujilerinden birinin de hiç çalışmadığını fark ettim. Yaklaşık 40 bin km’dir hiç değiştirmedim, geçmişini de bilmiyorum, sanırım uzun süredir kullanılıyorlar. Garanti olsun diye hepsini değiştirdim.

Tüm enjektörler söküldükten sonra külbütör kapağı da sökülebildi. İçeri bir şey düşürmeden çıkarmaya çok dikkat ettim, umarım düşmemiştir bir şeyler. 🙂


Enjektörlerdeki karbon kalıntıları birazcık külbütör kapağının altına da kaçmış. İçeri kaçırmadan dikkatlice temizledim.

Enjektör pulu değişiminde enjektör yuvası mutlaka temizlenmeli, yoksa kara ölüm belası yakındır. Temizlerken delikten aşağı bir şey kaçırmamaya özen gösterin. Ben elektrikli süpürgenin ucuna hortum bağladım ve kazıdığım karbon kalıntılarını öyle çektim. Biraz zahmetli iş ama titiz olmak önemli.
Eğer Enjektörleri sökmek çok zorsa sizi şu yazıya alalım: https://www.alpmor.com/sokulmeyen-enjektor-ve-pul-degisimi/


Enjektörleri temizledim, param olduğunda enjektörcüye götürüp bi elden geçirmelerini isteyeceğim. Şimdilik temizlik ve pul değişikliği yapılmış oldu. Pullar Febi marka, kaliteli ürünler.


Kapak pırıl pırıl oldu. Motor modifiyesi yapanları şimdi daha iyi anlıyorum. :))


Mazot filtresini de değiştirdim. Su sensörlü ve su tahliyeli filtre sipariş etmişim yanlışlıkla. (aslında ben doğrusunu bulmuştum da n11 satıcısı ısrarla senin filtren bu diye KL174 göndermişti, gerçi doğru bir filtre ama aracın üstündeki filtre sensörsüz olan model) Neyse ki su sensörü aracın eski sahibi tarafından bir köşeye atılmış, ben de 4 yıldır ne işe yaradığını araştırmamıştım hiç. Atmaya kıyamayıp ‘bir gün lazım olur kutusuna’ koyduğumu bile hatırlamıyorum, ama çok güzel tesadüf oldu karşılaşmak -tam da ihtiyacım olduğu anda! Filtredeki delikleri kapatacak bir şey bulabilir miyim diye açtığım kutuda, direkt doğru parçayı bulmak ve yerine takmak harika bir his. Eğer sizin de böyle bir kutunuz varsa ve her sakladığınız şey için bıdırdanan birileri varsa, yazının bu kısmını ona gösterin, her saklanan şey mutlaka bir gün lazım olur. 🙂 Ufacık sensörün fiyatı 50€’ymuş, üzerine bir de Türkiye’de bulması pek zormuş. İyi ki saklama huyum var diyip kendimi öve öve işlere devam ettim.


Filtrenin sesnsörünü ve uydurma tapasını güzelce silikonladım. Tabii öncesinden yeni keşfettiğim sıvı contamsı Abro Shellac’ı kullandım. Sızdırmazlık sağladıktan sonra üzerine de Dayson silikonu bastım, çünkü sistemin hava yapması tüm keyfimi kaçırıyordu, ben de alabildiğim tüm önlemler üzerine odaklandım.
Filtreyi taktıktan sonra şırınga ile besledim ve doldurdum, yakıt deposundan gelen hortumun ucunda çatlaklar vardı, hava kabarcıklarına sebep olabileceği için kusurlu kısmı kestim, hortumun ucunun temiz ve düzgün olmasını sağladım.
Bizim sprinterlarda depoda bir pompa olmadığı için yakıtı depodan LP (düşük basınç yakıt pompası) çekiyor, o da krankla birlikte dönüyor. Yani filtreye giren depodan gelen mazot hortumunu çıkardığınız anda mazot geri kaçıyor, o hortumu geri taktığınızda ve marşa bastığınızda sistem hava yapıyor ve uzun marşlar sonrası yakıt anca filtreye geliyor. Belki 25-35 saniye boyunca marşa basmanız demek oluyor bu da!
Bu durumu hacklemek için filtreyi güzelce doldurduktan sonra depodan gelen hortumu emerek mazotun hortumun ucunda gelmesini sağlıyoruz. Yakıt gelir gelmez parmağımızla hortumun ucuna bastırıp yakıtın geri kaçmasını önlüyoruz. Sonra hızlı bir hamleyle de hortumu fitreye yerleştirip hava almaması için kelepçesini güzelce sıkıyoruz. Böylece marşa bastığınız anda, gecikme yaşanmadan yakıt yüksek basınç pompasına ve oradan da enjektörlere gidiyor. Marş süresi kısa olduğu için marş motorunu da üzmemiş oluyorsunuz.


Rail Borusu ve Hortumlar
Dizel enjeksiyon sistemi genellikle common rail enjeksiyon sistemini içerir. Bu sistemde, yakıtın basıncı yüksek tutulur ve bir “common rail” (ortak boru) üzerinden silindirlerdeki enjektörlere iletilir. Bu sayede enjektörler, yakıtı daha etkin ve hassas bir şekilde püskürtme yeteneğine sahiptir.
Bu borudaki basıncın doğru seviyede olması çok önemli. Eğer Rail borusundaki basıncın yeterli olmaması durumunda, motor kontrol ünitesi enjektörlere elektriği kesiyor. Basıncın düşük olmasının birçok sebebi olabilir, eğer yüksek basınç pompası dahil, pompanın öcesindeki hatta her şey yolundaysa; rail borusundan enjektörlere giden yakıt borularının rekorlarını kontrol etmek gerekir. Eğer tam sıkılmamışlarsa yakıt oradan kaçıyor ve basıncı düşürüyor olabilir. Eğer borular sağlam ve yakıt sızma belirtisi yoksa, tüm enjektörlerde test yapmak gerekir. Sanayi dilinde “enjektör işemesi” diye bir konu var, enjektör yakıt kaçırması anlamına geliyor. Böyle bir sorun varsa, motoru korumak adına kontrol ünitesi aracın çalışmasına izin vermiyor. Eğer çalışıyor olsaydı çok büyük sorunlara sebep olabilirdi.






























Leave a Reply