Karavanla Balkan ülkelerini kapsayan bir yolculuk yapmayı planlıyorsanız ve sınır geçişlerini merak ediyorsanız kendi tecrübelerimi derledim.
İlgili diğer yazılar:


Türkiye – Bulgaristan Sınır Geçişi
Dereköy sınır kapısını kullandık. Geceyarısı olmasına rağmen Türkiye’den çıkmak yaklaşık bir saat sürdü. Bulgaristan’a geçince nasıl oldu anlamadım ama sıra yoktu. Vizelerimizi kontrol ettiler ve nereye gideceğimizi sordular. Hızlıca damgalar basıldı.
Karavan gümrük kontrolü için de bir dakika sürmeyen, karavanın yan kapısından yüzeysel bakılan bir kontrol oldu.
Karavanın arkasına bağlı olan elektrikli bisikletlerin menzili ve özellikleri daha çok merak konusuydu. 🙂 Yaklaşımları gayet güzeldi, biz de gerilmeden keyifli keyifli Bulgaristan’a giriş yaparak karavanımızla ilk defa ülke topraklarından dışarı çıkabildik.
Sınırı geçince ilk benzinlikten 13 leva’ya vinetka aldık 1 hafta geçerli. Makinede sadece nakit geçiyordu ve kötü bir kurla benzinlikteli çalışan euro / leva exchangei yaptı.
2 leva eksik vermişti (yaklaşık 30 TL) ama ertesi gün karma, yerde 2 leva bulmamı sağlayarak durum dengelendi. 🙂


Aslında vinetka online da alınabiliyor, ama ödemenin son aşamasında bizim debit kartlara bir türlü onay sms’i ulaşmadı. Biz de mecbur klasik usül almak zorunda kaldık.
Sigortamızı ülkeden çıkmadan önce AB Yeşil Sigorta‘dan yaptırmıştık.
Vinetka için de BGTool sitesini kullanabilirsiniz. Google’dan bulduğum tüm sitelerde fiyatlar aynıydı. Eğer Bulgaristan’ı hızlıca transit geçmeyi düşünüyorsanız, haftasonuna özel biraz daha uygun (9 leva) bir Vinetka var.


Bulgaristan – Romanya Sınır Geçişi
Vama Veche sınır kapısından Romanya’ya geçiş yaptık. İki ülke de AB üyesi olduğu için sınır geçiş trafiği fazla ve
AB vatandaşlarına sınır geçiş kolaylığı sağlanıyor. Kapıda iki bölüm var, AB üye devletlerinin vatandaşları için, diğeri de tüm ülke pasaportları için.
Yaklaşık 20 dakika dur kalk ilerleyerek Bulgaristan çıkış noktasına ulaştık.
Çıkış işlemi sorunsuz oldu, ama Romanya’ya girişi yapacak yeni mezun z kuşağı bi memur vardı.
Başta ne yapacağını bilemedi, Romanya’ya vize ile gelen birilerine ilk defa rastlamış sanırım. Kendinden daha yetkili birilerinin gelmesini bekledi, sanırım hata yapmaktan korktu.
Yaklaşık yarım saat kadar, başka bir yetkilinin gelmesini bekledik. Gelen görevli gayet eğlenceliydi ve geldiği gibi pasaportlara damga vurmasını söyledi.
İki tarafta da karavan kontrolü yapılmadı. Bu sınır kapısından daha önce de 3-4 defa geçmiştim, hep hızlıdı ve tecrübeli memurlar vardı.
Viynet’i bu sefer online alabildik, 1 hafta yaklaşık 2,5 euro kadardı. Dağlara gideceğimiz ve sürüş yapmayacağımız günler olacağı için sadece 1 haftalık aldık.
Viynet’siz günleri dağlarda hiking yaparak geçirdik ve hareket edeceğimiz gün tekrar viynet aldık ve o bizi sınıra kadar götürdü.


Romanya – Sırbistan Sınır Geçişi
Kolay bir sınır geçişi daha! Tuna nehri üzerine kurulmuş Demir Kapı I sınır kapısını kullandık. ( Rumence : Porţile de Fier I, Sırpça : Đerdap) Burası aslında bir baraj fakat hafif araçlar için bir sınır kapısı aynı zamanda.
Mülteci sorunu Avrupa’nın da gündemi olduğundan beri, sınırlarda ekstra titiz çalışılıyordur diye düşünüyordum, ama pek de öyle değiller.
Romanya damgaları basıp pasaportları teslim etti ve karavanı kontrol etmek istedi. İlk defa karavanın içini kontrol etmek istediler. Genç erkek ve bir kadın memur vardı yanımızda.
Sanki YouTube’dan bolca karavan videosu izlemiş ve kontrolden ziyade mekraktan bakmak istemiş gibiydiler. 🙂 Karavana girince yalandan birkaç çekmceye bakıp çıktılar, tüm kontrol buydu. Romanya’dan ayrılıp Sırbistan’a Tuna’nın üzerine yapılmış bi köprüden geçtik ve kontrol noktasına ulaştık. Damgalar çok hızlı verildi ve gümrük kontrolüne yönlendirildik. Bu geçişi de baya geç saatlerde yaptık.
Gümrük görevlisi iyi akşamlar diyerek karşıladı bizi. 🙂 Çok tatlı bir amcaydı ve baya da güzel Türkçe konuşuyordu. Karavanın içiyle değil de ön bölümle ilgilendi daha çok.
Açıkcası en gerçekçi aramayı bu amca yaptı. Hatta sürekli önümde gezdirdiğim Mercedes model arabam çok ilgisini çekti, kapılarını bagajını açıp içine baktı, çok mantıklı noktalara baktı yani. :))
Ot var mı diye sorunca ben de tabii ki yok dedim, saksıdaki çiçeklerin otlarını gösterip, bunlar ot değil mi diye de esprisini yaptı hahah! Sırbistan’a tatlı bir giriş oldu, gümrükteki amca sayesinde
.
Sırbistan’da viynet yok. Sadece otoyol kullanıyorsanız, turnikelerden ödeme yapmanız gerekiyor. Otoyol kullanmadan da ülkeyi gezmek mümkün. Tabii ki sehir merkezlerinden yavaş geçmeniz gerekli. Özellikle yaya geçitlerinde 30 km hız sınırlı radarlardan bolca var.


Sırbistan – Bosna Hersek Sınır Geçişi
İlginç bir sınır geçişiydi. Yine bir köprü iki ülkeyi birbirine bağlamıştı. Mali Zvornik ve Karakaj sınır kapılarıydı. Sırbistan bir iki rutin sorudan sonra damgayı vurup pasaportu teslim etti.
Karavana bakılmadı, biz de karavandan inmedik bile. Bosna Herse görevlisi de sorunsuz giriş yaptı ve sigortamızı görmek istedi. Şimdiye kadar ilk defa sigortamız burada soruldu.
Damgaları basıp pasaportu teslim etti ve kimse karavanı burada da kontrol etmedi. Yani çok ilginç, göz ucuyla bile içeri bakmadılar. Bu arada geçiş yaptığımız yer,
Bosna Hersek’in Sırp Cumhuriyeti bölgesiydi. Bir nevi Sırbistan’dan Sırp Cumhuriyeti’ne giriş yapmış olduk. Bu gevşek çalışma politikası bu durumla da alakalı olabilir.
Fakat Sırp Cumhuriyeti ile ülkede bulunan diğer bölge olan Bosna Hersek Federasyonu arasındaki sınırda herhangi bir sınır geçişi ya da kontrol noktası bulunmuyor.
Bosna’da da viynet gerekli değil, otoyol kullanmak isterseniz, turnikeden ödeyebiliyorsunuz.


Bosna Hersek – Karadağ Sınır Geçişi
Klobuk – Ilino Brdo kapısından geçerken, Bosna çıkışı sırasında yeni bir sürpriz ile karşılaştık. Şöyle bir kural varmış ve ilk defa duyuyorum: Ülkede 3 günden fazla kalınacaksa turist info merkezin ya da polise bildirimde bulunulması
ve her kalınacak gün için her kişi için şehir vergisi ödenmesi gerekiyormuş. Eğer bir otelde ya da kampingde kalıyorsanız, konaklama fiyatına şehir vergileri de dahil olduğu için ayrıca ödeme yapmanız gerekmiyormuş.
Yıllardır dünyayı gezen ve asla konaklama tesisine kalmayan biri olarak aşırı şaşırdım bu kurala. 🙂
11 gün kaldığımız ve şehir vergisi ödemediğimiz için 55’er euro ceza ödememiz gerekiyormuş.
Biraz bizi beklettikten sonra (yine gece geçiyorduk sınırı) bu seferlik bilmdiğiniz için sizi geçireceğiz dediler hatta Karadağ için de uyardılar. Aynı kural orada da var diye. Bu sürpriz bilgi biraz keyfimizi kaçırmadı değil,
3 ay vize istemeyen bir ülkeye giriyoruz ve sadece 3 günün var gibi bir hisse kapılıyorsun. Elbet şehir vergisini ödeyerek kalabilirsin, ama bu sefer de bir adres göstermen gerekiyor, yani bu da kampingde kalmak demek oluyor.
Bosna’da saçma otoparklar bile karavanlara 20-40 eurolardan başlıyor. Bir nevi turist avı bi sistem kurmuşlar, çünkü Bosna’dan daha önce de geçmiştim ve hiç bu vergi ile karşılaşmamıştım. Neyse, Karadağ’a giriş de oldukça kolay oldu.
Yine hiç karavandan inmedik, içeri bakılmadı. Aynı şekilde Bosna tarafında da karavana bakılmadı. Yine viynet’e gerek yok, yollar ücretsiz.


Karadağ – Arnavutluk Sınır Geçişi
Karadağ’da şehir vergisi işine iyice takmıştık. Gördüğümüz her turist info noktasına konuyu sorduk. Kimisi karavanda kalıyorsan gerek yok, kimisi aynı şehirde üç günden fazla kalmadan diğerine gidersen sorun yok, kimisi sizi istesek de kaydedemeyiz kampingde kalmıyorsunuz diyerek farklı farklı şeyler söylediler.
Kısacası kimse olaya tam olarak hakim değil, ödemek isteyenler gelsin ödesin gibi anlamsız ve adaletsiz bir sistem. Bu kanıya da ülkeden çıkarken vardık. Çünkü pasaportlarımıza bile bakılmadan sadece ruhsatımızın plakası bir listeye el yazısı ile ülkeden çıkmıştır gibi bir şey yazıldı sanırım. Haliyle damga falan da olmadı. Şehir vergisi soran hiç olmadı, çünkü dijital hiçbir iş yapılmadı. Ülkeye dün mü girmişiz yoksa iki yıl önce mi, bununla kimse ilgilenmedi sanki.
Belki de havayolu ile gelenler için bu konular daha denetimli ve kontrollü olabilir. Sonuçta geçtiğimiz sınır kapısı küçücük bir yer.
Karadağ çıkışı böyle eğlenceliydi. Arnavutluk sınır görevlisinin olduğu kabin de hemen 1 metre ilerideki diğer kabindi. O da ruhsatı aldı, önündeki kağıda plakayı yazdı, iki kişi misiniz diye sordu ve pasaportlara dahi bakmadı. Tabii ki yine damga yok.
Geçmişde iki defa Arnavutluk’tan geçmiştim, eski pasaportumu inceledim ve hiç Arnavutluk damgası bulamadım. Demek ki tarzları değil.
Ücretli yollarla burada da karşılaşmadık!


Arnavutluk – Makedonya Sınır Geçişi
Ohrid kıyısından Makedonya’ya giriş yaptık. Arnavutluk’tan çıkarken bu kez pasaportlarımıza bakıldı. 🙂 Hatta ülkeden çıkarken yeşil sigortayı da istediler. Sınır kapısının görüntüsü biraz daha gelişmiş görünüyordu.































Leave a Reply