
Karavana güncellemeler yapmaya devam ediyorum. Solar sistemi ve dizel ısıtıcı güncellemeleri sonrası şimdi de cam filmi uygulaması yaptık. Güneşe karşı tamamen savunmasız olan tüm camları süper kaliteli bir cam filmiyle baştan sona kapladık. Yapım aşamalarını da kaydettim, izlemek isteyenler aşağıdan izleyebilirler.
Cam Filmi Neden Gerekli

1-Yaşam Alanındaki Sıcaklık Sorunu
Eğer minibüsten dönüştürülmüş bir karavanınız varsa ve hala minibüs camlarını kullanıyorsanız, yazın kızgın güneşi karavanın içini çok fazla ısıtıyor demektir. Çünkü standart minibüs camlarının ısı yalıtımı özelliği bulunmuyor. Karavanın kısa sürede hızlıca ısınmasına sebep oluyorlar.
Kaliteli bir cam filmi kullanarak bu sorunu yarı yarıya çözebilirsiniz. LLumar’ın cam filmleri ısı ve ışık reddi sağlayarak, yalıtımsız camları bir nevi yalıtımlı hale dönüştürüyor diyebilirim. Elbette ksin çözüm değil, ama kesinlikle denemeye değer.
Cam filmi öncesi ve sonrası olarak net bir şekilde değişimi fark edebildim. Özellikle yazın karavanın pozisyonunu, rahatça uyuyabilmek için güneşin doğduğu tarafa büyük bir ağaç denk gelecek şekilde ayarlıyordum. Böylece güneş ışınları karavana direkt olarak vurmuyor ve içeride uyumak daha rahat oluyordu.

Tabii bazen böyle bir ağaç bulmak mümkün olmuyordu ve sabah erkenden uyanıyor, hemen kapıyı pencereyi açıp uyumaya devam ediyordum. Tabii pek güvenli bir yöntem değildi ve uykuyu bölmek de hiç keyifli değildi. Belki güneş iyilik ediyor ve erkenden uyandırıyordu, ama bazen gerçekten de biraz daha uyuyabilmek istiyorsun. 🙂
İşte şimdi cam filmi uygulaması sonrasında erkenden uyanmalarım sona erdi diyebilirim. Güneş çıktıktan 2-3 saat sonrasına kadar bile içeride aşırı bir ısınma gerçekleşmiyor ve rahatça nefes alınabiliyor.
Eğer elime geçerse noktasal ölçüm yapan bir termomete ile bir kıyaslama yapacağım. Camdan masama gelen güneşin yarısını cam filmli, yarısını da cam filmsiz şekilde ayarlayıp, iki farklı noktanın da derecesini ölçüp bu yazıya ekleyeceğim. Elimle test ettiğimde ısı farkı gerçekten çok belirgin. Aynı zamanda camlar LLumar öncesi çok ısınıyordu. Masada oturup çalışırken, kolum cama temas ettiğinde yanma refleksiyle hemen çekiyordum, o derece ısınıyordu. Şimdi ise kesinlikle öyle bir ısınma yok.
Zaten cam filmi sonrası karavanın ısınmaması da bununla alakalı. İçeride güneş ışınının temas ettiği yerler ısınmıyorsa, içerisi de ısınmamış oluyor. Eğer film yoksa veya kötü bir film varsa, güneşin düştüğü yer ısınıyor ve o ısı içeri yayılıyor. Kısacası ısı reddi sağlayan bir film, gerçekten büyük işler başarabiliyor.

2- Sürüş Konforu
Özellikle benim aracım gibi klimasız bir karavanınız varsa, yaz aylarındaki sürüş bazen çileye dönüşebiliyor. Güneşe karşı sürüş yaptığım zamanlar bazen gerçekten zorlayıcı oluyordu. İki cam birden açık olsa bile, sürekli terlediğim için yazın sıcağında bile hasta olmak mümkündü. Cam filmi uygulamasından sonra fark şahaneydi. Ön camda kullanılan LLumar AIR 80, oldukça açık bir cam filmi olmasına rağmen %43’lük bir güneş enerjisi ve %60 IR enerji reddine sahip. Yan camlarda ise yine LLumar’ın ATR 35 filmleri uygulandı. Bu filmler ön cama göre daha koyu bir tona sahip olsa da dışarıyı rahatça görmek mümkün.
Cam filmlerinin bir başka güzel özelliği de yoldaki göz alıcı parlamaları filtre edip bize yansıtmaması. Tabii ki böyle özellikler ve güzel değerler olunca sürüş konforu da hemen fark ediyor.
Benim aracımda yok, ama eğer klima kullanıyorsanız böyle bir film uygulaması sonrası klimanın çalışma seviyesini düşüreceğinizi garanti ederim. Uzun vadede tasarruflu bir iş!
Aynı zamanda cam filmi uygulaması sonrası, aracın iç yüzeyin de korunmuş oluyor ve güneş ışınları kaynaklı eskimeler önleniyor.

3- Cilt Sağlığı
Uzun süreli sürüşlerde cildinize temas eden zararlı UV ışınları kaçınılmaz oluyor. Çok uzun süredir yollardayım ve karavana geçtikten sonra UV ışınlarından uzun bir süre etkilendim. Motosiklette komple giyindiğim için cildim güneşi nadiren görüyordu, fakat karavana geçince, bir de havalar ısınınca şort & tişört kostümüm ile bolca UV ışınına maruz kaldım. Sürekli koruyucu kremler kullanan biri de değilim. Haliyle benim için pek iyi olmadı.
Dünya Cilt Kanseri Vakfı, UV koruması için araçlarda cam filmi kullanılmasını tavsiye ediyor. Bu korumayı yapabilen cam filmleri ise kaliteli markalar ile mümkün. Benim tercih ettiğim LLumar’ın UV ışınlarını önleme yüzdesi 99 seviyesinde. Yani neredeyse zararlı ışınların geçişini tamamen engelleyebiliyor.
(!) LLumar cam filmleri UV-A, UV-B ve UV-C olmak üzere UV ışınlarının üç tipinden de koruyor.
(!) UV ışınları sadece yazın değil her zaman olur. Kışın da korunmamız gerekir.
Ultraviole İndeksi: UV radyasyon seviyesinin, 0’dan 15’e kadar sınıflandırılmasına denir. Yükseldikçe tehlike artar. Bulunduğunuz yer, güneşin açısı, hava durumu gibi etkenler bu değerin değişmesine sebep olur. UV indekslerini güncel olarak takip etmekte fayda var.

4- Kırılmaya Karşı Güvenlik
Cam filmi kullanılmış camların kırılma ve patlama anında, camın dağılmasını önleyerek çevredekiler için en aza indirir. Elbette güvenlik cam filmleri bu konuda daha üstün yeteneğe sahip; fakat diğer cam filmleri de bu dağılmaları önleyebiliyor. Güvenlik cam filmi kullanarak hırsızlık ve patlama tehlikelerinde karşı da bir güvenlik önlemi almış oluyorsunuz. Camlar elbette yine kırılabiliyor, ama daha uzun sürede gerçekleşiyor.

5- Dışarıdan Görünmemek
Bana göre karavanlarda en daraltıcı şey kapalı bir kutunun içinde olma hissi. Böyle olmaması için bolca pencere kullanıyoruz, ama çoğu zaman dışarıdan görünmemek için perdeyle kapatıyoruz ve sanki hiç penceremiz yokmuş gibi oluyor. 🙂 Hem dışarıyı görebilelim ve içeri ışık girsin, hem de dışarıdan görünmeyelim derseniz, kaliteli cam filmleri bu işi çok güzel başarıyor.

Neden Kaliteli Cam Filmi Kullanılmalı?
Peki ucuz ve herhangi bir cam filmi de bu işleri yapamaz mı mı derseniz? Sadece görüntü olarak işe yarayacaklardır. Açıkcası tek yapabildikleri ışık reddi. Isı reddini ucuz / ne olduğu bilinmeyen cam filmleri gerçekleştiremiyor.
Üzerine göz sağlığınızı tehdit eden bir boyutu da var. Sürekli 10 liralık güneş gözlüğünü kullandığınızı düşünün! Ve en önemlisi, sıcağa maruz kalındığında salınım yapan cam filmleri sağlığı gerçekten tehdit edebiliyor. Çünkü böyle cam filmleri bir nevi siyah poşet gibidir.
Bir de filmin görünümüyle ilgili bir konu var. Kalitesiz cam filmleri bir süre sonra bazı noktalarda yapışkan özelliğini kaybedebiliyor. Dışarıdan veya içeriden bakıldığında gerçekten rahatsız edici görünüyor.
Eğer yukarıda bahsettiğim cam filmi özellikleri ilginizi çekiyor ve sağlığınızı önemsiyorsanız, kaliteli cam filmleri kullanmanız kesinlikle faydanıza.

Sahte Cam Filmleri
Filmler, görüntüde birbirlerine benziyor ve aralarında ciddi fiyat farkı olabiliyor. Kötü niyetli esnaflar sıradan bir cam filmini, kaliteli diyerek satabilirler ve hem de kaliteli fiyatına! Aynı kahve konusunda olduğu gibi. Kilosu 2 dolar olan kahveyi ithal edip, sanki kilosu 1o dolar olan kahveymiş gibi paketleyip satıyorlar. Görüntüde kahve çekirdeği aynı gibi görünebilir, kalitesi ancak demlenip içildiğinde anlaşılır. Cam filmi de öyle, kalitesini kullanınca anlıyorsun. LLumar | BKFTEK bu durumla ilgili, sadece yetkili bayilerinden uygulama yaptırmanızı tavsiye ediyor.
Ayrıca LLumar, cam filmlerine bir seri numarası da yerleştiriyor. Cam filminizin orijinal olup olmadığını ve garanti durumunu buradan kotrol edebilirsiniz.

Size en yakın LLumar bayisini öğrenmek için buraya bakabilirsiniz.
Herkese keyifli ve güvenli sürüşler dilerim.































Leave a Reply