
Karavanda Yatağın Yönü Sorunsalı
Karavanda yatak nasıl konumlanmalı sorusu, karavan dünyasına adım atmayı düşünenlerin kafasını meşgul eden konulardan bir tanesi. Çünkü yatağın konumu, iç dizaynın tamamını direkt olarak ilgilendiriyor. Yatağın konumuna göre, mutfak tezgahının, masanın konumu değişebiliyor.
Kimisi yatağı benim gibi enlemesine en arkaya sabit bir şekilde yerleştiriyor, kimisi de aynı konuma açılır kapanır bir yatak dizayn ediyor. Gündüz masa koltuk olarak kullanıp, uyuyacağı zama yatağa dönüştürüyor.
Kimisi de karavanın enini yetersiz bulup, yatağın konumunu boylamasına olacak şekilde tasarlıyor ve karavanın geri kalan dizaynını da yatağın konumunu dikkate alarak yapıyor.
Hatta bir kesim de diyor ki bana uyuyacak bir köşe olsun yeter, içeride hamakta bile uyuyabilirim. 🙂
Çeşitli fikirler havada uçuşuyor, herkes kendine göre mantıklı bulduğu yatak konumunu savunuyor ve başkalarına tavsiye ediyor. 🙂 Üç yıldır bana yuva olan Sprinter’ın içi dar olsa da (diğer motokaravanlar genelikle daha geniş) ben yatağı enlemesine ayarladım, zaten uzun biri de değilim. Belki iki kişi olunca biraz konforsuz gibi düşünülebilir, ama gayet romantik olduğunu söylemeliyim! Yani ben enlemesine ve 7/24 hazır duran bir yatak modelini tercih ettim. Hala hatırlıyorum, bu fikre 2016 yılında motosikletimle Avrupa’yı gezerken karar vermiştim. Karavanımın yatağı sabit olmalı, yorulunca kendimi hemen yatağa atabilmeliyim demiştim. Belki de yollarda en çok aradığım konfor buydu; yorulunca, karnımı doyurunca, çalışmaktan sıkılınca, kendimi bırakabileceğim bir yer olmalıydı! İşte bu yüzden açılan / kapanan yatak modelini değerlendirmeye bile almamıştım.
Her neyse, enlemesine yatak sayesinde boydan 3,30m kullanım alanı olan karavanımda bana 2,10’luk kocaman bir alan kaldı.
Tabii ki bu alanı da gereksiz bir duş bölmesi ile ziyan etmedim, içeride oldukça ferah ve huzurlu hissedebileceğim geniş bir günlük kullanım alanı bıraktım. L2 boy bir aracım olsa da, karavanın kapısından içeriye baktığında, L3 araçtan bile daha büyükmüş gibi duruyor. Aslında bu da tamamen sabit bir duş olmaması ve içeriyi daraltan ekstra dolapların olmamasından kaynaklanıyor. (benim en büyük dolabım yatağın altında)
Bu arada ben karavanımın içinde vakit geçirmeyi çok seviyorum, hatta bazı kış günleri neredeyse hiç dışarı çıkmadan gün bitmiş oluyor. Hatta bir tespitim var, dizaynı sıkıcı olan karavan sahipleri, zamanlarını daha çok karavanın dışında geçiriyor. İstisnasız hepsinin portatif masası sandalyesi var. 🙂
Alakası var mı bilmiyorum ama karavanımın içi hiiiç sıkıcı değildir, belki bu sıkıcı bir insan olmadığım için de olabilir. 😛 Karavanımı geliştirirken olabildiğince renkli dokunuşlar yapmaya çalıştım. Benim için çooook huzurlu ve enerji veren bir ortam oldu. Eğer uzak bir yere gittiysem karavanımı gerçekten özlüyorum. Resmen içeride durdukça bedavadan serotonin salgılanıyor.
Yatak tasarımını yıllar öncesinden kafamda bitirmiştim, şimdi sırada bu huzurlu ortama uyacak bir nevresim bulmak gerekiyordu. Uyumlu renkler, özgün tasarım, pozitif enerji… Hepsinin bir arada olduğu nevresim takımını bulmak resmen çölde su bulmak gibiydi. 🙂 Artık eskisi gibi kumaş pazarlarında da eğlenceli şeyler bulunmuyor, ya da ben doğru noktaları artık bilmiyorum.
Kız arkadaşımın çoook sevimli nevresim hediyesinden sonra ilk defa birkaç nevresimi daha beğenmiştim!


Yaşamın Ağacı : Yggdrasill
Yggdrasill
Yggdrasill, İskandinav kozmolojisindeki dokuz dünyayı birbirine bağlayan muazzam bir efsanevi ağaçtır. Ve şimdi Yggdrasill’in kökleri karavanımı da sardı! Umarım karavanımdaki bu kökler beni dünyanın çeşitli noktalarına ulaştırır.
The Prophecy of Luxor الأقصر
Luxor
Kadim Mısır’a ilgim yıllar önce MumboJumbo’nun çıkardığı Luxor oyunu ile başlamıştı, o zamanlar bağımlı gibi oynuyordum. Motosikletimle dünyayı keşfetmeye başladığımda Luxor daha da ilgimi çekmeye başlamıştı. Gizemini koruyan Antik Mısır’ı henüz görememiş olsam da izlerini takip ediyor olmak mutlu ediyor. Bir gün Nil nehri boyunca uzanan, çöldeki yeşilliğin içinden teknemle geçmek istiyorum.





Home & Bath‘ın eğlenceli kutularıyla gelen ve evrenin tüm renkleriyle süslenmiş ürünleri evimin her köşesine güzellik kattı. Artık küçük değişikliklerle karavanın tüm havasını kolaylıkla değiştirebiliyorum.

Bu sevimli Home & Bath kutuları da bagajda harika birer organizer oldular. 🙂
Bagaj demişken, yatağımı ilk önce alçak seviyede olacak şekilde dizayn etmiştim, üzerine çıkması da inmesi de kolaydı. Fakat bagaj hacmi biraz küçük gelmişti. Yatağı yaklaşık 20 cm yukarı kaldırarak 400-450 litre daha bagaj hacmi kazandırdım. Yatağa çıkması biraz daha zahmetli olsa da ekstra bagaj hacmi çok güzel oldu. Katlanır bisikletimi hiç yatırmadan direkt içeri sokabiliyorum.


Yatağı birazcık yukarı kaldırmak, ortalama bir sedan arabanın bagaj hacmi kadar alan kazandırdı.






























Leave a Reply